Ceviz Yetiştiriciliği

Resim

Ceviz yetiştiriciliği

KASIM

Öncelikle alınan ceviz fidanlarının aşılı, ismine doğru ve kaliteli (kök yapısının gelişmiş, çaplı) olmasına dikkat edilmelidir.

Fidanın dikileceği çukurlar 60×60 cm ebatında olmalı, üst toprak ve 2-3 kürek yanmış hayvan gübresi karışımıyla çukur yarıya kadar doldurulmalıdır. Yanmış hayvan gübresi: toprağın fidanın kökünü sıkmaması ve kışın fidanı sıcak tutması, yazın ise nemli ve serin tutması açısından fidan için çok önemlidir. Ancak yanmış hayvan gübresi bulunamaz ise kimyasal kök gübreleri kullanılmalıdır. Bu gübreler ise 20-20 veya 18-46 (DAP) dır ve 150-200 gram çukurun dibine atılarak kullanılmalıdır.

Ceviz fidanın kök budaması yapılıp (uzun köklerin bir kısmı alınır), aşı yeri topraktan 5 cm yukarıda kalacak şekilde fidan çukura konup, kök kısmına tavlı toprak konup, en üstüne ise diğer çıkan toprak ile doldurulur, 5 litre kadar can suyu verilir.

Arazi rüzgar alıyor ise fidanlar hereke ile bağlanır.

ARALIK

Ceviz fidanı uyku halinde olduğu için herhangi bir bakıma ihtiyacı yoktur. Dikim yine kasım ayı içerisinde tarif ettiğimiz gibi bu ayda da yapılabilir.

OCAK

Ceviz fidanı uyku halinde olduğu için herhangi bir bakıma ihtiyacı yoktur. Dikim yine kasım ayı içerisinde tarif ettiğimiz gibi bu ayda da yapılabilir.

ŞUBAT

Yeni dikilmiş ceviz fidanlarının 40 cm den tepe budaması yapılır.

Önceden dikilmiş ceviz fidanlarına % 2 lik bordo bulamacı uygulanır. Bordo Bulamacının Hazırlanışı: Bordo bulamacı göztaşı (Bakır Sülfat %98) ve kireç kullanarak hazırlanan bir karışımdır.% 2lik bordo bulamacı şu şekilde hazırlanır: 2 kg göztaşı 50 lt suda eritilir. Daha sonra göztaşı miktarının yarısı kadar yani 1 kg sönmemiş kireç az miktar suda eritilir. Eritilen kireç ise süzülerek 50 litre su ile karıştırılır. Daha sonra elde edilen iki karışım 100 litrelik bir kaba aktarılarak birleştirilir ve böylece açık mavi bir bulamaç meydana gelir. 

Yine fidan dikimine devam edilebilir.

MART

Mart ayında ceviz fidanı bakımına çok dikkat edilmelidir.

Kış boyunca yağan yağmur ve kar suları toprağı teper, bunun sonucunda oluşan sert tabaka mart sonuna kadar el çapası yöntemiyle kırılmalıdır. Bu sayede fidan kökünde birikmiş suların buharlaşması, fidan kökünün nefes alması ve çalışması sağlanmış olur. Ayrıca bu sayede sulama zamanına kadar yağan yağmurların toprak tarafından daha iyi emilmesi sağlanır.

Şubat ayında yapılamayan tepe budaması 40 cm den yapılır.

Fidan dikimine devam edilebilir.

NİSAN

Aşı noktasının altı sık sık kontrol edilerek, çıkan yabani sürgünler kesilir.

İlk günleri hariç açık köklü ceviz fidanı dikimi önerilmez ancak tüplü fidan dikimine devam edilebilir.

MAYIS

Ceviz ağaçların gelişmesi için mayıs ayının başında ve mayıs ortasında olmak üzere, fidanların birinci yaşından başlayarak ağacın her yaşı için  100 gram/ağaç hesabıyla amonyum nitrat veya amonyum sülfat gübrelerinden verilir.

Mayıs ayının 15 inden itibaren sulamaya başlanır. Toprak yapısı ve iklime göre su miktarı ve zaman aralığı değişir.

Ceviz fidanlarında kara leke görülmüş ise % 1 lik bordo bulamacı veya hazır bakır kullanılır.

% 1 lik bordo bulamacı şu şekilde hazırlanır: 1 kg göztaşı 50 lt suda eritilir. Daha sonra göztaşı miktarının yarısı kadar yani 0,5 kg sönmemiş kireç az miktar suda eritilir. Eritilen kireç ise süzülerek 50 litre su ile karıştırılır. Daha sonra elde edilen iki karışım 100 litrelik bir kaba aktarılarak birleştirilir ve böylece açık mavi bir bulamaç meydana gelir. 

Yaprak zararlıları görülmüş ise insektisit grubu ilaçlar uygulanır.

Fidan çevresi otlanmış ise el çapası yöntemiyle çapalama yapılır. Bu sayede fidanın kökünün rahat çalışması sağlanmış olur.

Tüplü ceviz fidanı dikimine devam edilebilir.

HAZİRAN

Ağaçların gelişmesi için haziran ayının başında ve haziran ortasında olmak üzere, fidanların birinci yaşından başlayarak ağacın her yaşı için  100 gram/ağaç hesabıyla amonyum nitrat veya amonyum sülfat gübrelerinden verilir.

Sulamaya devam edilir. Toprak yapısı ve iklime göre su miktarı ve zaman aralığı değişir.

Yine yaprak zararlıları görülmüş ise insektisit grubu ilaçlar uygulanır.

Fidan çevresi otlanmış ise el çapası yöntemiyle çapalama yapılır. Bu sayede fidanın kökünün rahat çalışması sağlanmış olur.

Tüplü ceviz fidanı dikimine devam edilebilir.

TEMMUZ

Sulamaya devam edilir.

Tüplü ceviz fidanı dikimine devam edilebilir. Ancak bu ayda fidanlar çok bakım istediği için çok fazla tavsiye etmiyoruz.

AĞUSTOS

Ağustos ayının 15 inden itibaren sulama azaltılarak ceviz fidanının kışa hazırlanması sağlanmış olur.

Tüplü fidan dikimine devam edilebilir. Ancak bu ayda fidanlar çok bakım istediği için çok fazla tavsiye etmiyoruz.

EYLÜL

Bu ayda sulama yapılmaz ancak mevsim çok kurak geçiyor ise fidanın gövdesini koruyacağı kadar az miktarda su verilmelidir.

Ceviz ağacının meyve hasadı yapılır.

Tüplü fidan dikimine devam edilebilir.

EKİM

Ceviz fidanlarından dökülen yapraklar toplanarak yakılır.

Fidanın kuru dalları alınarak hafif budama yapılır.

Tüplü ceviz fidanı dikimine devam edilebilir.

DİĞER AYLARDA DA CEVİZ FİDANININ BAKIMI ÇOK FARKLILIK GÖSTERMEZ. ANCAK BUDAMA ŞEKLİ AĞACIN BÜYÜKLÜĞÜNE VE DİKİM SIKLIĞINA GÖRE FARKLILIK GÖSTERİR. BUDAMA KONUSUNDA GENEL OLARAK DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN DALLARIN GÜNEŞ GÖRMESİNİ SAĞLAMAK VE İÇ İÇE GEÇMESİNİ ÖNLEMEKTİR.

CEVİZİN TOPRAK İSTEĞİ 

Aşılı Ceviz Fidanı yetiştiriciliği için uygun iklim şartlarının belirlenmesinde, cevizin yapısı ile meyve gelişimi dikkate alındığında oldukça önemli değerlerle karşılaşılmaktadır. Cevizler kış ve ilkbahar aylarında soğuklama gereksinimini karşılayacak kadar soğuk (+7.2 C'nin altı); ilkbahar ve yaz aylarında normal büyüme ve olgunlaşmayı sağlayacak ölçüde sıcak (25-35C) isterler. Cevizde soğuklanma; Kışın (+7,2) C'nin altında geçirmesi gereken süredir. Bir bölgede ceviz yetiştiriciliğini sınırlayan en önemli faktörlerin başında ilkbahar geç donları gelir. O yılki sürgünler üzerinde oluşan dişi çiçeklerin, ilkbahar geç donlarından zararlanması sık olarak gözlenmektedir. İlkbahar geç donlarından sadece dişi çiçeklerin değil erkek çiçeklerin de zararlandıkları bildirilmektedir.

İlkbahar geç donları zararı yanında, sonbahar erken don zararları da ceviz yetiştiriciliğini sınırlayan faktörler arasında sayılabilir. Çok geç yapraklanan ceviz çeşitlerinde vejetasyon süresi kısa olduğu için, olgunlaşamayan sürgünlerin erken sonbahar donlarından zararlandığı da önemli bir gerçektir.

Genç ve kuvvetli gelişen ceviz ağaçları, dinlenmeye geç gireceklerinden dolayı sürgünleri kış aylarında zararlanabilir. Soğuklardan zararlanma konusunda düşük sıcaklığın derecesi, düşme hızı, süresi gibi etkenler önemli rol oynar.

Ayrıca bazı yıllar aşırı kış soğukları ceviz ağaçlarının sürgünlerinde önemli zararlanmalara neden olabilir. Olgun sağlıklı ceviz ağaçları, kış aylarında -15 C ile -20 C’ye kadar dayanabilmektedir.

Cevizler, tomurcukların kapalı ancak renklendikleri dönemde 30 dakikalık bir süre için -1 C’ ye kadar dayanabilir. Cevizlerin yine küçük meyve döneminde de -1C den sonra zararlanmaya başladıkları belirtilmektedir. 
Bir yerde ceviz yetiştiriciliğinin başarılı olarak yapılmasını belirleyen diğer önemli bir iklim faktörü ise soğuklanma ihtiyacının karşılanmasıdır. Eğer bu karşılanamaz ise tomurcuk patlamasında önemli derecede gecikmeler ve verim azlığı gözlenebilir. Ceviz için 200 - 1800 saatlik bir soğuklanma (+7,2 C'nin altı) süresi yeterli olabilir.

İç ceviz gelişimi döneminde hava sıcaklığının 38 OC’ ye kadar çıkması iç cevizde kararmalara, büzüşmelere neden olabilir. Ceviz yetiştiriciliği açısından yıllık toplam en az 500 mm yağış yeterli olmakla birlikte bu yağışın düzenli olması önemlidir.

Ceviz Yetiştiriciliğnde Toprak İsteği; Ceviz hangi toprakta yetişir?

Ceviz ağaçları orta-ince tekstürlü killi kumlu ve organik maddece zengin topraklarda güçlü gelişmekte ve kökler daha derine gitmektedir.

Kök derinliğini sınırlayan killi, milli, çakıllı silt tabakası, su birikimi ve kum birikintileri, ceviz ağaçlarının gelişme gücünü ve ağaç iriliğini sınırlayabilir.

Türkiye'de yapılan aşılama çalışmaları ile elde edilen ceviz ağaçları için 250-300 cm toprak derinliği idealdir. Ancak su ve bitki besin elementleri alımının yaklaşık % 75 gerçekleştiği 100-150 cm toprak derinliğinden taviz verilmemelidir.

Yüksek pH ve Kalkerli Topraklar; Ceviz yetiştirmek için topraktaki uygun pH değeri 6 civarıdır. pH değerini optimum düzeyde tutmak amacıyla asidik ve bazik gübrelerin seçimine özen gösterilir. pH değeri 8’den yukarı olduğunda fosfor, demir, çinko ve bor noksanlığına neden olabilir. Ceviz yetiştiriciliğinde %5 aktif kireç, demir klorozuna neden olabilmektedir.

Ceviz bahçesi oluşturmadan mutlaka yetkili labratuarlarda toprak analizi yaptırmamız gerekmektedir.
 

CEVİZ FİDANI GÜBRELENMESİ

Cevizin en fazla ihtiyaç duyduğu macro elementler,azot ve potasyumdur.Dikimden önce yalnız fosfat ve potasyumlu gübre uygulanır.azotlu gübreleme yapılmaz.Dikim öncesi, ilk yıl kök gelişimini güçlendirmek için açılan fidan çukurlarının en dibine 250 gr tıriple süper fosfat ve 250 gr potasyum sülfat birlikte atılır.4-5 kürek toprak atılarak karıştırılır.Yeni dikilen bahçelerde hem dokuyu sertleştirme açısından hem meyve gözü yaptırma açısından hem de tacı geliştirme açısından dengeli bir gübreleme yapmanın çok önemi vardır.Eğer düzenli ve dengeli bir gübreleme yapılmazsa ayrım periyodu zamanında fidanın gelişimi ve meyve dökümünde ciddi dengesizlikler oluşur.

Ayrım periyodu nedir.?Ağaçlar uyanma zamanından sonra ki süreç de haziran,temmuz ve ağustos ayında gelişimine devam ederken bir sonraki sene için de ne yapacağına karar verir.yani bu gözler,meyve gözümü,yaprakmı, dalmı olucak.işte burada üreticinin yapması gereken,fosforla,borla,çinkoyla,organik gübrelerle,potasyumla toprağı desteklemektir. tedarikci firma tarafından sizlere verilecek sulama ve gübreleme programıyla bahçe uygulamasını devam ettireceksiniz ki ağaçlar zamanında meyveye yatsın zamanında kendisine gerektiği kadar dal ve yaprak oluştursun.

Yine gübreleme ölçümüz,dikimi takip eden yıllarda ağacın her yaşı için aşagıda kitapcıkta belirtildiği gibi olmak kaydıyla düzenli bir şekilde uygulamamızdır.gübre atıldıktan sonra mutlaka fidan etrafı çapalanmalıdır.

GÜBRELERİN UYGULAMA ZAMANI VE UYGULAMA ŞEKİLLERİ

Gübrelerden en iyi şekilde yararlanmak için onların toprağa uygulanma zamanına ve şekline çok dikkat edilmesi gereklidir. Uygulanacak gübrenin sadece çeşidini ve miktarını bilmek yeterli değildir.Gübreleme zamanının seçiminde önemli olan bitkinin ihtiyacı olduğu zaman ona gerekli ortamı ve besin maddesini sağlamaktır. Bu nedenle bazı bölgelerde yetiştirilen belli bitkiler için verilmesi gereken gübre miktarı bir defada verilirken bazı bölgelerde bölünerek birkaç defada verilebilmektedir.Gübrenin çok erken veya çok geç verilmesi halinde gübreden beklenen yarar büyük oranda azalmaktadır.

Gübrelerin uygulama şekli ve zamanları bitkilerin besin maddesinden yararlanmaları açısından önemlidir. Ticaret gübreleri ile organik artık uygulamalarının toprağa verilme şekilleri ve uygulama zamanları ile ilgili bir genelleme yapmak mümkün değildir. Ancak gübrelemeden elde edilmek istenen faydanın sağlanabilmesi için bu materyalleri toprağa en uygun zamanda ve doğru şekilde uygulamak gerekmektedir. Bu nedenle uygulanmak istenen gübre materyali çok iyi bilinmeli, uygulanma zamanı ve metodu o gübrenin cinsine göre belirlenmelidir. Toprağa uygulanan besin maddelerinin toprakta uzun zaman alınabilir yapıda kalamayacakları bilinmelidir.

GÜBRELERİN UYGULAMA YÖNTEMLERİ

Gübrelerden en iyi şekilde yararlanmak için uygulama zamanı kadar uygulama yöntemi de çok önemlidir. Gübreleme yöntemleri yüzeye serpme, banda(sıraya) uygulama, yapraktan uygulama ve sulama ile birlikte uygulama olarak sıralanabilir.

YÜZEYE SERPME

Gübrenin elle veya gübre dağıtıcı aletlerle toprak yüzeyine serpilerek uygulanmasıdır. özellikle azotlu gübreler yüzeye serpilerek uygulanmaktadır. Ekimden önce olduğu gibi ekimden sonra veya bitki geliştikten sonra da uygulanabilmektedir. Sık ekimi yapılan bitkilere kolay gübreleme

sağladığından tercih edilmektedir. Çok geniş arazilerin kısa sürede ve pratik şekilde gübrelenmesinde kullanılır. Bu şekilde gübrenin uygulanması hem zaman hem de işçilikten tasarruf sağlamaktadır.


BANDA UYGULAMA

Gübreler ekimden önce tohum veya fidenin 3-5 cm altına veya yanına, elle veya makinalarla uygulanır. Tahılların ve diğer tarla bitkilerinin mibzerle ekiminde tohumla birlikte gübre tohum yakınına verilmiş olur. Fosfor ve çinko gibi toprakta kolayca yarayışsız forma geçen elementler için banda uygulama en uygun yöntemdir. Köke en yakın bölgeye verildiğinden bitki kolayca alabilmektedir. Sıraya ekilen bitkilerde gübrelerin banda uygulaması önerilmektedir. Toprak yüzeyine göre alt kısmı daha nemli olacağından gübrenin yarayışlılığı artmaktadır. Gübre fiyatının yüksek olduğu ve daha az gübre kullanma zorunluluğu olduğunda banda uygulama en uygun yöntemdir.

Meyve ağaçlarında banda uygulama taç izdüşümüne uygulama şeklinde yapılmaktadır. özellikle fosfor, potasyum ve mikro element gübrelerinin taç izdüşümüne, 15-20 cm açılan derinliğe uygulanması ve uygulandıktan sonra üzerinin toprakla kapatılması gereklidir.

Fosforlu ve gerekiyorsa potasyumlu gübre erken ilkbaharda ağaç tacının altına (iz düşüme) açılacak 15-20 cm genişlik ve 15-20 derinlikte daire şeklindeki hendeğe, verilerek üzeri toprakla doldurulur. toprak işlemenin traktörle yapılabileceği hallerde, gübreler ağaç sıralarına paralel geçen 15-20 cm derinlikte açılan hendeklere verilebilir. 1 numaralı sıralar birinci yıl, 2 numaralı sıralar ikinci yıl gübrelenir.

YAPRAKTAN UYGULAMA

Kimyasal gübrelerin bitkiyi yakmayacak dozlarda suda eritilerek bitkinin üst aksamına ve özellikle yapraklara püskürtülerek uygulanmasıdır. Yapraktan beslenme ile bitkilerin tüm besin elementleri özellikle makro element ihtiyaçlarının karşılanması mümkün değildir. Genellikle mikro element içeren gübreler için uygun bir yöntemdir. Gübrelerin topraktan uygulanması değişik nedenlerden dolayı uygun olmayabilir. örneğin toprakta kireç yada pH nın yüksek oluşu nedeniyle topraktan uygulanan mikro element gübreleri etkisiz olmaktadır. Bu nedenle özellikle mikro element eksikliklerinin etkili ve hızlı bir şekilde giderilmesi için en iyisi yapraktan uygulamadır. Yapraktan gübrelerin uygulanması özellikle meyve ağaçlarında yardımcı ve çabuk tedavi edici bir yöntemdir. Yapraktan gübrelerin uygulanmasında en önemli konu uygulama zamanıdır. örneğin bitkilerin çiçeklenme döneminde veya meyve oluşumu sırasında yapraktan gübreleme yapılmamalıdır. Uygulanırsa çiçeklerin yanmasına ve tozlaşmanın engellenmesine neden olabilir. Sabah erken saatlerde yada akşam serinliğinde uygulama yapılmalıdır. Yaprakların alt ve üst yüzeyleri çok iyi ıslatılmalıdır.

SULAMA İLE BİRLİKTE GÜBRELEME

(FERTİGASYON)Gübrenin sulama suyuna karıştırılarak sulama ile birlikte gübreleme yapılmasıdır. Zaman işçilik ve yakıt tasarrufu bakımından çok uygun bir yöntemdir. Ancak suda kolay eriyebilen azotlu ve potasyumlu gübreler bu metotla verilebilir. Amonyum nitrat, Amonyum sülfat, Kalsiyum nitrat, üre, Amonyum fosfat, potasyum klorür, potasyum sülfat, diamonyum fosfat gibi gübreler su ile karıştırılarak verilebilir. Sulama suyuyla verilmeyecek bileşikler ise fosforik asit, susuz amonyak, amonyak eriyikleri, süperfosfat, jips, kireç ve bazı kompoze gübrelerdir. Fertigasyonda kullanılacak gübreler suda çökelme yapmayacak veya basınçlı sulama sistemleriyle uygulanacaksa tortu oluşturmamalıdır.

GÜBRELERİN UYGULAMA ZAMANI

Genel olarak gübrelerin uygulama zamanı;

*İklim koşulları

*Toprak koşulları

*Bitki türü

*kullanılacak gübre çeşidine göre değişmektedir.buna göre

• GÜBRELER HANGİ İKLİMLERDE NE ZAMAN UYGULANMALI?

Yağışlı ve nemli iklim koşullarında gübrelerin uygulama zamanı olabildiğince ekime yakın dönemde yapılmalıdır. Çünkü yağışlarla bitki besin maddelerinin yıkanma şeklinde kayıpları artmaktadır. Çok sıcak ve çok kurak koşullarda ise gübreden buharlaşma ile ve fiksasyonla kayıplar olabilecektir. Bu durum göz önüne alınarak gübreleme zamanı ayarlanmalıdır. Gübre verme zamanı konusunda üzerinde durulması gereken en önemli konulardan birisi tohumun çimlenmesi sırasında toprakta yeteri kadar bitkiye yarayışlı besin maddesi bulunduracak şekilde gübreleme zamanını ayarlamaktır. Aksi durumda gübrelemeden amaçlanan başarıya ulaşılamaz.

• TOPRAK KOŞULLARINA GÖRE GÜBRELEME ZAMANI DEĞİŞİR Mİ?

Gübrelerin toprakta tutunmaları ve yarayışlılıklarının fazla olması için toprak koşullarıda iyi bilinmelidir. Hafif bünyeli kumlu topraklarda besin elementleri toprağa tutunamadıkları için uygulamadan sonra topraktan ya yıkanma yada buharlaşma yoluyla kaybolmaktadır. Hafif bünyeli topraklarda özellikle azotlu gübrelerin bölünerek uygulanması kayıpların azaltılması açısından uygundur. Kireçli ve hafif alkali topraklarda verilen fosfor fiksasyona uğramakta ve bitkinin yararlanamayacağı şekle dönüşmektedir. Bu nedenle fosforlu gübrenin ekimden hemen önce hatta ekimle birlikte uygulanması gerekmektedir.

• HANGİ BİTKİLER İÇİN NE ZAMAN GÜBRE VERMELİYİZ?

Sebzelerde ve yeni meyve bahçeleri tesis ederken kimyasal gübreler ekimle veya ekimden hemen sonra uygulanmalıdır.

Meyve ağaçlarının gübreleme zamanı bölgenin iklimine göre değişmekle birlikte ılıman bölgelerde şubat mart aylarında, kışı şiddetli geçen bölgelerde ise mart nisan aylarında yapılmalıdır. O yılın ilk gübrelemesinde önerilen fosforlu ve potasyumlu gübrenin tamamı ve azotlu gübrenin yarısı verilmelidir. Azotun diğer yarısı 2-3 ay sonra sulamadan hemen önce tırmıkla toprağa hafifçe karıştırıldıktan sonra sulanmalıdır.

• HANGİ GÜBREYİ NE ZAMAN VERMELİYİZ?

Gübrenin uygulama zamanı gübre çeşidi dikkate alındığında iki faktöre göre değişmektedir.

1. Gübrenin organik ve inorganik formda olmasına göre,

2. Bitki besin elementinin çeşidine göre farklıdır.

Genel olarak organik gübrelerin sonbaharda toprağa uygulanmaları daha uygundur. Çünkü kış yağışları ile birlikte organik gübrenin toprağa nüfuz etmesi sağlanacaktır. İnorganik yani kimyasal gübrelerdeki besin elementleri bitkinin alımına hazır durumdadır. Bu nedenle ekim veya dikim sırasında uygulanmalıdır. Bu gübrelerin uygulanma zamanı ise verilecek bitki besin elementlerine göre değişiklik göstermektedir. Fosforlu ve potasyumlu gübreler ekimden önce veya ekim sırasında verilmelidir. Azotlu gübreler ise mutlaka bir kaç defada bölünerek uygulanmalıdır. Çünkü azot hareketli bir elementtir ve kolayca kaybolmaktadır. Yarısı ekimle birlikte veya ekimden hemen sonra, diğer yarısı ise bitkinin gelişme döneminde verilmelidir. Yağışlı bölgelerde veya kumlu topraklarda uygulanacak olan azotlu gübreler daha çok parçaya bölünerek uygulanabilir. Bu uygulama şekli ile gübreden meydana gelecek kayıplar asgaride tutulabilir.

Bu bilgilerimizin ışığı altında bir genelleme yapacak olursak:

KİMYASAL GÜBRELERİN UYGULANMASI

Kimyasal gübreler tekli veya çoklu olmak üzere bitki besin elementlerini bitkinin kullanımına hazır bir şekilde bulundurmaktadır. Bu nedenle ekim veya dikim sırasında veya sonrasında hemen uygulanmalıdır. Çok erken verilmesi halinde toprakta zamanla ya kaybolur yada bitkinin alamayacağı yarayışsız forma dönüşmektedir. Bitki büyüdükten sonra gecikerek verilmesi halinde ise toprak yüzeyinde kalır ve bitkiye yararı olmaz.

Azotlu gübreler çok hareketli olduklarından(sığır gübresi) fazla yağış ve sulama ile yıkanarak, gaz halinde uçarak kaybolurlar. Bu gibi kayıpları önlemek için bu besin maddesine en çok ihtiyacı olduğu gelişme dönemlerinde bölünerek uygulanmalıdır. O yıl o ürüne gerekli olan yani toprak analiz sonuçlarına göre önerilen azotun yarısı ekimle birlikte veya hemen sonra verilmelidir.

Fosforlu Gübrelerin uygulanma zamanı; ekimden hemen önce tamamı uygulanmalıdır.

Potasyumlu gübrelerin uygulanması toprak analiz sonuçlarına göre gerekiyorsa uygulanması gereklidir. Bu gübre de fosforlu gübreler gibi ekim veya dikim zamanında verilmelidir. Potasyumlu gübrelerin tamamı bir kerede uygulanmaktadır. Ancak yıkanma ile kaybının söz konusu olabileceği bölgelerde ikiye bölünerek verilebilir.

ORGANİK GÜBRELERİNİN UYGULANMASI

Organik gübrelerin uygulanma zamanını gübrenin uygulanacağı toprağın bünyesi ile gübrenin uygulanacağı bölgenin iklim şartları belirler. Bu faktörler dikkate alındığında çiftlik gübrelerinin en ideal uygulanma mevsimlerinin ilkbahar ve sonbahar olduğu görülür. Burada uygulamanın ilkbaharda mı yoksa sonbaharda mı yapılacağına yukarıda belirtildiği gibi iklim ve toprak faktörleri göz önünde bulundurularak karar verilir.

Tarlaya uygulanan organik gübrelerin pulluk ile gömülerek gübrenin değerinden meydana gelecek kayıpların önüne geçilir. Gübrenin toprak altına gömüleceği derinlik toprak bünyesine bağlı olarak değişmektedir. Genel bir uygulama şekli olarak çiftlik gübreleri hafif bünyeli topraklarda yüzeye serildikten sonra sürümle derine, ağır bünyeli topraklarda ise yüzeye serilip hafifçe yüzlek olarak karıştırılır.

Bitki ekildiğinde hazır besin bulabilmesi için organik gübreler ayrışma süreleri göz önünde tutularak ekimden önce verilmelidir. Gübreler sıcak ve nemli iklim şartlarında yetiştirilen bitkilerin ekiminden 4-6 hafta önce, serin koşullarda yetişen bitkilerden ise bir kaç ay önce toprağa uygulanmalıdır.

Toprağa katılacak organik gübre miktarının belirlenmesinde toprağın yapısı, organik madde miktarı, iklim faktörleri ve yetiştirilecek bitkinin çeşidi etkili olmaktadır. Organik gübreler toprağa sağladığı bitki besin maddelerinden daha çok toprağın yapısına kazandırdığı özellikler bakımından daha önemli bir işleve sahiptir. Toprağa uygulanan organik gübreler, topraklara sağladıkları organik maddeler ile toprakların geçirgenlik değerleri ve su tutma kapasitelerinin arttırılması ile diğer fiziksel özellikler üzerine olumlu etki yaparak toprakların bitki yetiştirmeye daha uygun bir yapı kazanmalarını sağlar.

Organik gübrelerle yapılan gübrelemelerde az ve sık olarak yapılan gübreleme uygulamalarının, çok miktarlarda ve uzun zaman aralıklarında yapılan gübreleme programlarından daha etkili olduğu çeşitli kaynaklarca ortaya konmuştur. Az ve sık yapılan bu gübreleme programlarında eksik kalan bitki besin maddeleri ticari gübrelerce takviye edilmelidir.

Ayrıca unutulmamalıdır ki, ahır gübrelerinin kullanımına kadar geçen zamanda muhafaza şekli de kullanılması esnasında dikkat edilecek hususlar kadar önemlidir.

AHIR GÜBRESİNDE MEYDANA GELEN KAYIPLARIN ÖNLENMESİ

Ahır gübresinde olacak kayıpları önlemek için;

• Ahır tabanı su geçirmeyecek şekilde yapılmalı,

• Ahır içerisinde mutlaka yataklık kullanılmalıdır. Çünkü yataklık, hayvan idrarını tutarak yıkanma yoluyla olacak kayıpları önler, amonyak kaybını engeller. Böylece yataklık malzeme içerisinde bulunan organik madde ve bitki besin maddelerinin gübreye verilmesi ve gübrenin kullanımının kolaylaştırılması sağlanır,

• Olgunlaştırma sırasında ahır gübresindeki mevcut azotun kaybını önlemek için ahır gübresine jibs, kalsiyum klorür, kalsiyum nitrat gibi maddeler katılır,

• 1 ton ahır gübresinin tonuna 7-8 kg fosfor (P2O5) hesabı ile fosforlu gübre ilave edilecek olursa hem gübrenin azot kaybı önlenmiş olur, hemde gübre fosforca zenginleşmiş olur,

• Ahırdan çıkan gübreyi açık bir alanda ve dağınık şekilde muhafaza etmemeli, ahırlardan çıkarılan taze gübre muntazam bir yığın halinde özel şekilde yapılmış gübreliklerde muhafaza edilmeli,

• Ahır gübresinin muhafazası sırasında mümkün olduğu kadar havasız şartlarda, sıkıştırılmış olarak olgunlaştırılması sağlanmalıdır. Böylece azot ve organik madde kaybı azalır,

• Kayıpları azaltmak için ahır gübresi fazla yağış alan yerlerde üstü kapalı olarak muhafaza edilmelidir. Çiftlik gübrelerinden sızma ile kaybın önlenebilmesi amacıyla beton yada sıkıştırılmış bir zemin üzerinde olgunlaştırılmaya alınmalıdır, ayrıca yağmur suları ile yıkanan gübreden çıkan sıvı materyalin ortamdan uzaklaşması önlenmeli, mümkünse tekrar yığına dönmeleri sağlanmalıdır,

• Az yağış alan yerlerde gübreler rüzgar tutmayan, oldukça yüksek bir yerde iyice sıkıştırılmış yığın halinde muhafaza edilmelidir. Yığın üzerine ince bir toprak tabakası veya organik maddece zengin bir örtü tabakası ile kapatılmış olarak muhafaza edilmelidir.

Yukarıda sıralanan kayıpların engellenebilmesi için uygun özelliklere sahip bir gübrelik tesisi kullanılması gerekir.

ORGANİK GÜBRELERİN KULLANILMASINDA DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR

Tarımda kullanılan organik gübreler çok çeşitlilik arz etmektedir. Bu gübrelerin uygulanması ile genel dikkat edilmesi gereken hususları maddeler şeklinde sıralayacak olursak:

• Uygulanacak olan organik gübrelerden azami faydanın sağlanabilmesi için C/N oranının 1/20 den küçük olmasına dikkat etmelidir.

• Uygulanacak olan organik gübrelerin (özellikle çiftlik gübrelerinin) iyi yanmış olmaları gerekir,

• Uygulama öncesi besin maddeleri miktarlarının bilinmesi ve uygulanacak miktarın besin maddesi içeriğine göre belirlenmesi gerekir,

• Organik gübrelerin uygulamadan önce eğer bekletilecekse ortam şartlarından en az etkilenecek şekilde depolanmaları sağlanmalıdır,

• Organik gübrelerden meydana gelebilecek besin maddesi kayıplarını asgaride tutabilmek amacıyla tarlaya uygulanan gübre açıkta bırakılmamalı, tarlaya getirilen gübre tarlaya uygulanır uygulanmaz pulluk ile toprak altına getirilmeli,

• İyi olgunlaşmamış organik gübreler tarlaya uygulandıklarında bitkilere faydadan çok zarar verebilirler, çünkü çürüme toprakta devam ederken oluşan bakteriler topraktaki besin maddelerini kullanırlar,

• Yeşil gübrelemede yeşil gübre bitkisinin sürülerek toprağın altına getirileceği zaman çok iyi ayarlanmalıdır. Eğer bitki gömüldükten sonra esas bitki ekimi yapılacaksa, gömülen bitkiye çürümesi için yeterli zaman bırakılmalıdır.

• Uygulanacak olan organik gübrelerin sadece bir besin maddesi sağlamadığını, aynı zamanda toprak yapısını olumlu olarak etkileyen bir materyal olduğu unutulmamalı ve uygulamalarda bu özelliğe dikkat edilmelidir.


CEVİZ FİDANI SULAMA TEKNİĞİ

Ceviz Ağacının Sulanması; Ceviz ağaçları geniş dal yapan ve geniş yapraklı bir ağaç olduğundan dolayı suya fazla ihtiyaç duyarlar. Birde bu ağaçlar fidan olarak dikilmesiyle dikim çukurları da derin kazılmamışsa, tohumdan yetiştirilmemişse özellikle iki yıl düzenli bir sulamaya ihtiyaç duyarlar. Burada dikimden önce dikim çukurunun ne kadar derin ve geniş olmasının anlamı ortaya çıkar.

Cevizler için ilk baharda gelişme,meyvelerin büyüme ve iç doldurma dönemlerindeki su gereksinimlerinin karşılanması çok önemlidir. Bu dönemde ki susuzluk durumları büyümeyi ve gelişmeyi yavaşltacağı gibi meyvelerin yetrince içlerini dolduramamalarına neden olacağı için kalite ve verim düşüklüklerine sebep olabilir.cevizlerde ilk yıllarda bölgenin ve su kaynağının durumuna göre 4 ila 6 kere sulama yapılmalıdır.

CEVİZ AĞACI NE ZAMAN SULANMALIDIR?

a ) Ceviz ağaçları ilkbaharda yaprak ve çiçek açarken,
b ) İhtiyaç duyulan gübre verilirken,
c ) Meyve iriliği misket büyüklüğündeyken,
d ) Meyve içlerini doldururken,
e ) Hasattan 15 gün önce.

Geç donların olacağı bölgelerde, ağaç uyanmadan verilen suların geç uyanmayı gerçekleştirdiğinden faydalı sonuçlar alınmıştır. Ceviz içini doldurma zamanında mutlaka su verilmesi gerekli olup su verilmediği takdirde meyvenin kalitesi düşer. Hasattan hemen sonra yağış yoksa su verilmeli, çok fazla su verilirse ağaç uykuya yatar ve don olayı görülür. Ceviz meyvesi kurak bir yaz sonunda dalında zor kopacağından mutlaka hasattan önce su verilmelidir.

Özelikle sonbahar ilk donlarının etkili olduğu bölgeler de vejatasyon süreci(fidanın dikilip meyve verdiği zamana kadar geçen dönem)sürgün gelişimi devam edeceğinden su verilmesi ağustos sonu itibari ile mutlaka kesilmelidir.eğer su kesilmezse,gövde de aşırı su birikeceğinden dona maruz kalır.buda sürgünlerin ucunda kurumalar yapacağından hem ağacın gelişimi durur hem de meyve oranı düşer.

Sulama için alınacak bazı tedbirler şunlardır:

Dikimi takip eden ikinci yıldan sonra özellikle salma sulama işinden vazgeçilmelidir.salma sulama toraktaki minarellerin ve gübrelerin ani bir şekilde kaybolmasına neden olacağından toprağın fakirleşmesine sebep olur.ayrıca kök dibinde aşırı su tutacağından kök çürüklerinin de sebeplerinden bir tanesidir.


• Kurak yerlerde toprak derinliği ve işlemesi gevşetilerek, iyi kazık kök yapılmalı.
• Boy yapan tarım ürünleri dışında örtü bitkiler ile sürüngen türü bitkiler dikilmelidir.

CEVİZ FİDANI DAMLA SULAMA

Damla sulama yönteminde temel ilke,bitkide nem eksikliğinden kaynaklanan bir gerilim yaratmadan bir defada az miktarda sulama suyunu basınçlı bir boru ve damlatıcılar yardımıyla uygun aralıklarda yalnızca bitki köklerinin geliştiği alana vermektir.

*Sistemin en önemli özelliği alanın tamamen ıslatılmayıp sadece bitki sırası boyunca ıslak bir zemin elde edilir ve bitki sıra arasında kuru bir alan kalır böylece sulama suyundan en üst düzeyde yararlanılmış olur.ıslatılan alan gölgede kalacağından buharlaşma daha az olur ve maxsimum su tasarrufu sağlanmış olur.

*kök bölgesi nem doygunluğuna ulaştığından bitki suyu almak için daha az enerji harcar ve buda ürün artışını etkileyen önemli bir faktördür.

*bitki besin maddeleri bitkinin ihtiyaç duyduğu zamanda sulama suyu ile bitki kök bölgesine verildiğinden gübreden en üst düzeyde faydalanılır.

*bitki sıra araları ıslatılmadığından yabancı ot gelişimine olanak vermez.

*bitkinin toprak üstü kısımları ıslatılmadığından bitki hastalıklarının gelişmesi önlenir.

*sulama suyu istenilen miktarda ve en iyi denetimle uygulanabilir olduğundan

*randımanı yüksek,işletilmesi kolay sulama işçiliği sıfırdır.


CEVİZİN BUDAMA TEKNİĞİ

BUDAMA NEDİR?

Meyve ağaçlarının düzgün ve kuvvetli bir taç oluşturmalarını, uzun zaman iyi ve bol ürün vermelerini, verimden düşen ağaçların tekrar verimli hale getirilmeleri için ağaçların toprak üstü organlarına uygulanan kesme, bükme, tomurcuk, sürgün ve yaprak alma işlemlerinin tümüne budama denir.

Budama yapılmayan ağaçlarda;

*taç düzensiz gelişir,

*fazla verim nedeniyle dallar kırılır,

*küçük ve verimsiz meyve oluşur,

*sık dallanma sonucu iç kısımdaki dallar ışık almaz,

*kısa zamanda verim düşer,

*periyodisite (ürün bir yıl var ve bir yıl yok) görülür.

BUDAMANIN FAYDALARI

*Gövde üzerinde ana dalların sayıları ve dağılışları düzenlenerek meyve ağaçlarının sağlam,düzenli ve dengeli bir taç oluşturmaları sağlanır.

*Meyve ağaçlarının en kısa sürede ürün vermesine yardımcı olunur.

*Güneş ışığından ağacın iyi bir şekilde faydalanması sağlanmış olur.

*Budama ile meyve iriliği,meyve kalitesi ve meyve kabuk renklenmesi artar.

*Ağaç büyüklüğü ve dalların sıklığı direk kontrol altına alına bilir.

*Püskürtülerek yapılan ilaçlamanın etkinliği artırabilir.

*Hastalıklı ve kuru dallar alınarak mücadeleye yardımcı olunur.

*Alet ve ekipmanların çalışabilmesi için gerekli boşluklar oluşturulmuş olur.

*Verimden düşen ağaçlar budama ile gençleştirilerek yeniden verimli ağaçlara dönüşmeleri sağlanır.

*Bazı meyve türlerinde görülen bir yıl çok bir yıl az veya hiç ürün vermeme durumu azaltılmış olur.

*Hasat daha kolay yapılır.

BUDAMANIN GENEL KURALLARI NELERDİR?

Meyve ağaçlarının budanma şekli, meyve tür ve çeşidine, ağaçların yaşına, toprak ve iklim koşullarına, budamadan beklenen amaca ve ağacın gelişme gücüne göre değişir. Bu nedenle her meyve tür ve çeşidinin değişik iklim ve toprak koşullarındaki gelişme gücünün ve bunların budamaya karşı gösterdiği tepkilerin iyi bilinmesi gerekir. Ayrıca dalların kesilmesi, bırakılacak ve kesilecek dalların iyi seçilmesi konusundaki genel kuralların da bilinmesi zorunludur. Bazı kurallar aşağıda sıralanmıştır:

BUDAMA ZAMANI

Budama zamanı, meyve ağacının toplu büyümesini, kesime karşı göstereceği tepkiyi, verimini, fizyolojik ve ekonomik ömrünü etkiler.Budama kış ve yaz (yeşil) olmak üzere iki ayrı ve zıt mevsimlerde yapılır.

Kış budama zamanı, kışı ılık geçen yerlerde meyve ağaçlarının kış dinlenmesine girmelerinden sonraki süre, budama bakımından en uygun bir zaman dilimidir.Ancak kışı sert geçen şiddetli donlardan önce,budamanın yapılması doğru olmaz.Meyve ağaçlarını budamak için en uygun dönem, yaprak dökümünü izleyen günlerle ilkbahar gelişme periyodunun başlaması arasında geçen dönemdir

Yaz budaması, yaz boyunca meyve ağaçlarında sürgünlerin seyreltilmeleri, uç alma, bükme, eğme, dalların açılarının genişletilmesi veya daraltılması işlemlerin tümüdür.Yaz budamasında amaç meyvelerin daha iyi renklenmelerini sağlamak, kış aylarında yapılacak budama işlemlerini azaltmak ve derim işleri ile kültürel işlemleri kolaylaştırmaktadır.Yaz budaması özellikle meyve ağaçlarının şekillendirme yıllarında yapılması gerekli olan önemli bir teknik işlemdir.Meyve ağaçlarında, yaz budaması ilkbahar gelişme periyodunun sonu ve yaz gelişme periyodu içerisinde sürgünler odunlaşmaya başladıktan sonra yapılabilir.

AMAÇLARINA GÖRE BUDAMA ÇEŞİTLERİ

*ŞEKİL BUDAMASI (TERBİYE): Meyve ağaçlarının toprak üstü organı olan taca verilecek şekil ekolojik şartlara ve ağacın morfolojik yapısına göre değişir.Günümüz de dünyada ve ülkemizde en yaygın olarak verilen şekil ‘Merkezi Lider Terbiye Sistemi’dir .Bu terbiye sistemi elma, armut, kayısı, kiraz, vişne, erik, şeftali ve ceviz gibi birçok meyve türü için en uygun şekildir.Biz burada ceviz türüne uygun olan sistemi sizlere anlatmaya çalışacağız.

“Merkezi Lider Terbiye Sistemi”: Bu tip budama şeklini çöğür, MM111, MM106 gibi kuvvetli veya yarı bodur gelişen anaçlar ve cevize uygulamak mümkündür.Genç elma ağaçları ve ceviz için en kolay terbiye sistemi Modifiye lider dal sistemidir.

Cevizler bir anda yapılan fazla ve şiddetli budamalar karşısında ani sitrese girebilen ve toparlanmaları uzun zaman süren ağaçlardır. Özellikle,yarı dik büyüyen ve erken meyveye yatan, yan dal verimi yüksek ithal fidanlarda dikimin hemen sonrasında budama proğramı hemen başlatılmalı değişik zamanlarda ve değişik biçimlerde devam ettirilmelidir.

Cevizde yapılacak budamalar sırası ile şunlardır;

Göz Budaması: Dalların gövdeye geniş açı yapmaları sağlanır.

Şekil Budaması: Çeşite uygun dengeli bir taç oluşturur.

Ürün budaması: Meyve periyodisetisini düzene koyar,kaliteyi artırır.

Bakım budaması: Hastalıklı dallar budanarak ağaç gençleştirilir.

I.YIL GÖZ BUDAMASI:

Açık sahada yetiştirilen aşılı ceviz fidanları genellikle dallanma yapmadan dikine bir sopa gibi uzayıp giderler.bu tip fidanlarda,ilk yıl tepeleri kesilip göz düşürmeler yapılmadığında , (göz düşürmelerde ağaçlar istenilen formu kazanmış olmalıdır değilse bir sonraki yıla bırakılır)ileride Dar tepe taçlı ve kavak şeklinde dikine gelişen,gövde ile dar açı yapan dallara sahip ağaç olarak karşımıza çıkar.özellikle üçüncü yıla girildiğinde orantısız ve dağınık bir büyümenin yanında,dipten çatal şeklinde yukarı çıkan, ağacın bütün enerjisini sömüren ve gövdeye rakip daha kalın verim siz kütük Dallarla karşılaşırız.bu durum aynı zamanda ağacın meyve tutma zamanını geciktirdiği gibi ürün miktarını ve meyve (içlerinin boş kalması,siyahlaşma,küf)kalitesini de düşürür.Sonbahar erken donlarının etkili olduğu bölgelerde ise özellikle göz Düşürmeler bir sonraki yıla ertelenir.

II. YIL ŞEKİL BUDAMASI

Dikimi takip eden yaz ayları başında sürgünler 15-25cm’e ulaşınca şekil verme işlemleri de başlamış olur.Fidanın üst tarafına yakın dik büyüyen bir dal lider dal olarak seçilir.Düğme gözden süren ve 1-2 yıl serbest olarak gelişmesi sağlanan dalların arasında ‘’tacı ‘’ oluşturacak çatı dallar belirlenir.Belirlenen lider dalın 10 cm altından ve 15-20 cm aralıklarla değişik yönlere bakan, Yaz aylarında süren sürgünlerden 4-6 tanesi ana dal olarak seçilir (1.kat merkezi dallar)

Diğer sürgünler ve Lidere yakın olup onunla rekabet edecekler çıkartılır.Böylece birinci katı oluşturacak dallar seçilerek 5-6 dallı bir tepe çatısı kurulmuş olur.Bu tür budamaya Değişik doruk dallı (modified leader)şekil budaması Adı verilir..Durgun dönemde birinci katı oluşturan dalların üstünde bulunan lider dalın tepesi 60-70 cm yukarından vurulmalıdır. .Yan dalların ucu 1/4 oranında kesilir.(Sürgün boyları en az 40-60 cm olucak şekilde gelişmisse,değilse bir sonraki yıla ertelenir)Ayrıca yan dalların ucu lider seçilen daldan aşağıda olmalıdır.Not: kapama sistemlerde fidan arasına gelen dallar çalışma arasına gelen dallardan biraz daha kısa kesilmelidir.Gerekirse fidanın yorulmaması için çalışma arasına gelen dalların uç budaması bir yıl ertelenmelidir.

III.YIL

İyi bir meyve üretimi için güçlü bir tac oluşumuna ihtiyaç vardır ama bu durum Güneş ışığını tac içerisine yansıtmıcak şekilde gelişirse meyve veriminde ve kalitesinde düşüklükler meydana gelir.

İç kısımlarda kalan dallarda meyve gözü hatta sürgün gözü teşekkülü de çok az olur.Özellikle yan dal verimi yüksek ithal fidanlarda güneş alan tac yüzeyleri meyve tutarken iç kısımlar boş kalır.Başlangıç olarak Önceki yılda oluşturulmuş tacın içerisini sıkıştıran ince dallar dipten tac yüzeyini oluşturan dallarda 1/3 oranında son göz aşağı gelecek şekilde budanır.Hastalıklı dallarda ayıklanarak güneş ışığının iç kısımlara da girmesi sağlanır.ikinci katın oluşturulması:Birinci katın 50-60 cm üzerinden ikinci bir kat oluşturulmalıdır. Birinci katın üstünde bırakılan lider dal üzerinde değişik yönlere bakan 3-4 dal seçilir.Birinci katın son dalı ile ikinci katın başlangıç dalı arasında 30-40cm mesafe olmalıdır.Seçilen Dalların açıları geniş ve gövde ile dal arası açıda 45-60c arasında olmalıdır. Yeni oluşturulan ikinci katın dalları birincinden daha kısa olmalı böylece alttaki dallar gölgelenmemelidir..

VI-V. YIL ÜRÜN BUDAMASI

Ana dalların ve gerekirse liderin ucundan 1/3 oranında kesilir.ihtiyaç duyuluyorsa ana dallar üzerinde bulunan yan dallarda da uç almalar yapılır..Ölü dallar,hastalıklı ve kırılmış dallar budanır. Ağaç çeşidine, toprak ve iklim durumuna göre 8-12 ana dal olgun verim çağında bir ağaçta bulunmalıdır. İhtiyaca göre 3. Bir kat da oluşturulabilir

Şekil verme işlemi tamamlanan ağaçlarda fizyolojik denge oluşturulmuştur. Kurulan bu dengenin uzun süre muhafaza edilmesi gerekir. Ürün budamasında dikkat edilecek hususlar.

*Ana dallar tek tek ele alınmalı, bunlar üzerinde dikine büyüyen birbiri üzerine gelen dallar var ise çıkartılmalıdır.

*Ana veya yardımcı dallardan çıplaklaşmaya yönelenler kısa kesilerek boş yerlerde yeni dalların oluşturulmasına çalışılır.

*Meyve dallarından bir kısmı özellikle yaşlı olanları kesilerek atılır.

*Kuru, hastalıklı veya zayıflamış dallar diplerinden kesilerek çıkarılır.

*Bir ana veya yardımcı dal üzerinde fazla miktarda meyve dalı oluşmuş ise bunlar arasında seyreltme yapılır.

*Verim budamasında dal bükme ve eğmelerine yer verilmemeli, dallar ancak bağ olarak kullanılmalıdır.

*Meyve ağırlığı nedeniyle eğilerek açıları genişlemiş dallar diğer dallara bağlanarak eski hallerine getirilir.

BAKIM GENÇLEŞTİRME BUDAMASI

Verimden düşmüş yaşlı ağaçlarda yeniden kuvvetli sürgünler oluşturarak yeni bir taç oluşturulmasına gençleştirme budaması denir. Gençleştirme budamasında önce kurumuş, sık ve birbiri üzerine gelen dallar çıkarılır. Geri kalan dallarda da kısa budamalar yapılarak ağacın tacı küçültülmüş ve yeniden kuvvetli sürgün oluşumu sağlanmış olur. Gençleştirme budaması yapılan ağaçların ana dalları ve gövdeleri üzerinde birçok obur dallar, kuvvetli sürgünler oluşur. Bunlardan yalnız yeni tacın oluşumu için gerekli olanlar bırakılır, diğerleri tamamen çıkartılır.

Budayıcı Budama Sırasında Aşağıdaki Konulara Dikkat Etmelidir;

*Budamanın şeklini ve dal kesim miktarını,

*Ağacın gelişme gücünü,

*Ağaçtan bir yıl önce alınan meyve miktarını,

*Meyve dallarındaki çiçek tomurcuğunun miktarını,

*Budamaya etkili olabilecek diğer faktörleri…

Budama Sonrasında neler yapılmalıdır?

Budama sonunda çıkan budama artıkları ve bahçe kenarlarındaki çalılıkları kuru bitki parçaları hastalık ve zararlıların en iyi barınak yeridir. Meyve ağaçlarına ve ürünlerine zarar veren bu hastalık ve zararlıların çoğalmaması için bu artıklar yakılmalı veya bahçeden uzaklaştırılmalıdır. Budama sonunda meyve ağaçlarında kış ilaçlamalarının da yapılması zorunludur.